İçeriğe geç

Formal ve informal öğrenme ne demek ?

Formal ve İnformal Öğrenme: Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme

Günümüzde güç ilişkileri, toplumsal düzenin işleyişini şekillendirirken, bu yapıları anlamak için kullandığımız araçlar giderek daha önemli bir hale geliyor. Öğrenme süreci, sadece bireylerin bilgi edinmesini sağlamaz; aynı zamanda onları toplum içindeki rollerine dair düşünmeye, sorgulamaya ve aktif birer katılımcı olmaya teşvik eder. Peki, siyaset bilimi bağlamında, bu öğrenme süreçleri nasıl işliyor? Toplumun “formal” ya da “informel” biçimlerde öğrenmesi, aslında toplumsal düzenin nasıl şekillendiğiyle doğrudan ilişkilidir.

Bu yazıda, formal ve informel öğrenme kavramlarını, siyasal kuramlar, iktidar ilişkileri ve demokrasi anlayışları çerçevesinde ele alacak; meşruiyet ve katılım gibi temel kavramları öne çıkararak, güncel siyasal olaylar ve teoriler üzerinden bu iki öğrenme biçiminin toplumsal düzen üzerindeki etkilerini tartışacağız.
Formal Öğrenme ve Siyasal Kurumlar

Formal öğrenme, genellikle sistematik ve yapılandırılmış bir eğitim süreci olarak tanımlanır. Bu tür öğrenme, devletin veya diğer güç odaklarının belirlediği eğitim müfredatlarına, yasalarına ve normlarına dayanır. Özellikle siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında, formal öğrenme, güç ilişkilerinin ve toplumsal düzenin içselleştirilmesi sürecinde kritik bir rol oynar. Okullar, üniversiteler ve devlet destekli eğitim programları, bireylere sadece bilgi aktarmakla kalmaz, aynı zamanda onları toplumun mevcut ideolojik yapıları hakkında eğitir.

Örneğin, formal eğitim, yurttaşlık bilincinin geliştirilmesi, demokrasi kültürünün öğretilmesi ve devletin işleyişine dair bilgiler sunmak gibi işlevler üstlenir. Bu süreçte meşruiyet kavramı öne çıkar. Devlet, eğitim kurumları aracılığıyla, kendisinin ve toplumsal düzenin meşruiyetini pekiştirir. Öğrenciler, eğitim yoluyla toplumsal düzenin varlığını ve doğruluğunu kabul etmeye teşvik edilirler. Burada, devletin ideolojik bir biçimde bireyleri biçimlendirmesi, dolaylı yoldan katılım ve siyasal düzeni kabullenme sürecini başlatır.
Örnekler:

1. Sovyetler Birliği’nde eğitim, komünist ideolojinin ve devletin meşruiyetinin pekiştirilmesinde önemli bir araçtı. Öğrenciler, sadece akademik bilgileri değil, aynı zamanda devlete sadık bir yurttaş olma sorumluluğunu da öğrendiler.

2. ABD’deki eğitim sistemi, demokrasinin değerlerini aşılamak amacıyla, her öğrenciyi anayasal haklar ve devletin işleyişi hakkında bilgilendirir. Ancak, burada da gücün ideolojik yansıması bulunmaktadır; demokrasi anlayışı ve bireysel haklar, devletin kontrol ettiği biçimde öğretilir.

Bu bağlamda, formal öğrenme, toplumsal düzenin yeniden üretildiği ve mevcut iktidar ilişkilerinin pekiştirildiği bir alandır.
İnformel Öğrenme ve Siyasi Katılım

İnformel öğrenme, bireylerin eğitim sisteminin dışında, yaşamın doğal akışında kazandıkları bilgi ve deneyimlerle gerçekleşir. Bu tür öğrenme, genellikle belirli bir müfredata bağlı değildir ve daha az denetlenir. Ancak, siyaset bilimi açısından, informel öğrenme de son derece önemli bir rol oynar. Toplumda bireyler, formal sistemlere katılmadan da siyasal meseleler hakkında bilgi edinebilir, ideolojik ve politik pozisyonlar geliştirebilirler.

İnformel öğrenme, bireylerin aktif birer katılımcı olarak siyasete katılmalarına zemin hazırlar. Toplumdaki bireyler, sokak röportajlarından sosyal medyaya, arkadaş sohbetlerinden halk hareketlerine kadar pek çok kaynaktan siyasal bilgi edinirler. Bu süreç, devletin kontrolünde olmayan, özgür ve bağımsız bir bilgi ağının oluşmasına olanak tanır.
Katılım ve Güç İlişkileri:

İnformel öğrenme, katılımcılığın bir başka boyutudur. Sadece okulda öğrenilen bilgiyle sınırlı kalmayan bir katılım, aynı zamanda daha derinlemesine toplumsal dönüşümün kapılarını aralar. Güç ilişkileri, bu tür öğrenme biçimlerinde belirginleşir. Toplumlar, kendi siyasi haklarını savunmak için informal öğrenme yoluyla güçlenebilir. Örneğin, sosyal medya aracılığıyla pek çok kişi, devlet politikalarına karşı sesini duyurmakta ve toplumsal sorunlara dair bilinç oluşturmaktadır.

Birçok güncel siyasal olayda bu türden bir katılım görmek mümkündür. Gezi Parkı protestoları gibi kitlesel hareketlerde, bireyler okulda öğrenmedikleri ama sokakta, sosyal medyada ve halk arasında edindikleri bilgileri kullanarak toplumsal düzene karşı çıkmıştır. İnformel öğrenme, bireylerin politik katılımlarını ve güç ilişkilerindeki değişimleri tetikler.
Örnekler:

1. Sosyal medya platformları, bireylere yalnızca eğlence değil, aynı zamanda politik bilgilere erişim sağlama imkânı tanır. Bu araçlar, bireylerin siyasal meseleler hakkında bilgi edinmesini sağlar, ancak aynı zamanda ideolojik kutuplaşmaları derinleştirir.

2. Sokak hareketleri, genellikle resmi eğitim sistemlerinde öğretilmeyen fakat toplumsal değişimi sağlayan güçlü araçlar haline gelir. Örneğin, Arap Baharı, gençlerin eğitim sisteminden bağımsız olarak toplumsal meşruiyet üzerine bilgilere erişip siyasi hareketlerde bulunmalarını sağlamıştır.
Formal ve İnformel Öğrenme: Siyaset Biliminde Birleştirici Bir Perspektif

Formal ve informel öğrenme, siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında, birbirini tamamlayan iki önemli araçtır. Formal öğrenme, iktidar ilişkilerini, devletin işleyişini ve toplumsal düzenin normlarını pekiştirirken, informel öğrenme, toplumsal eleştiriyi, bireysel ve kolektif direnci besler. Bir birey, okulda öğrendiği temel siyasal bilgilerle topluma katılırken, sosyal çevresinden, kişisel deneyimlerinden ve gündelik yaşamından edindiği bilgilerle de bu süreci şekillendirir.

Eğitimdeki bu iki öğrenme biçiminin ilişkisi, toplumsal düzenin yeniden üretimiyle doğrudan ilgilidir. Formal eğitimle devletin gücünü kabul etmek, informel öğrenme yoluyla toplumsal eleştiriye dönüşebilir. Peki, siyasal düzenin meşruiyetini yalnızca okulda öğrenilen bilgilerle kabul etmek yeterli midir, yoksa sokakta, medyada ve toplumsal hareketlerde öğrenilenler de toplumsal düzene dahil olmalıdır?
Güncel Siyasi Tartışmalar: Öğrenme ve Katılımın Rolü

Son yıllarda, dijital aktivizm ve sosyal medya gibi araçların güçlenmesiyle birlikte, informel öğrenme ve katılım biçimleri daha belirgin hale gelmiştir. Bu gelişmeler, formal eğitim sistemlerinin dışında, toplumsal güç ilişkilerini nasıl değiştirdiğini gösteriyor. Demokratik ülkelerde bile, vatandaşların devletin kararlarını etkileyebilme biçimleri, eğitimden bağımsız olarak değişmiştir.

Örneğin, Brexit referandumu ya da ABD seçimleri, her iki taraftan da halkın informel öğrenme biçimleriyle şekillenen güçlü kampanyalara sahne olmuştur. Bu olaylar, toplumsal katılımın ve güç ilişkilerinin artık sadece eğitim kurumlarında öğrenilen bilgilerle değil, sosyal medya ve diğer halk platformlarında edinilen bilgilerle de şekillendiğini gösterir.
Kapanış: Öğrenme ve Katılımın Geleceği

Günümüz dünyasında, formal ve informel öğrenme süreçlerinin birleşmesi, siyasal katılımı ve toplumsal değişimi hızlandırabilir. Ancak bu süreç, meşruiyetin ve katılımın nasıl tanımlandığıyla da doğrudan ilişkilidir. Bu kavramlar, yalnızca eğitimle ilgili değil, aynı zamanda toplumda bireylerin güç ilişkilerine karşı nasıl bir pozisyon aldıklarıyla ilgilidir.

Sizce eğitim, toplumsal katılımı ve güç ilişkilerindeki değişimi şekillendirebilir mi? Öğrenme süreçleri toplumu dönüştürme gücüne sahip mi, yoksa sadece mevcut düzeni pekiştirmeyi mi amaçlıyor? Bu sorular, gelecekteki siyasal değişimlerin nasıl şekilleneceği konusunda önemli bir bakış açısı sunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://hiltonbet-giris.com/betexper indirelexbetgiris.org