Trendyol Pası Nasıl Kullanabilirim? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış
Son zamanlarda, “Trendyol Pası” çok popüler bir kavram haline geldi. Ama aslında ne kadar basit bir alışveriş indirimi gibi görünüyor olsa da, bu tür uygulamalar toplumda derin etkiler yaratabiliyor. Sadece alışveriş yapanlar için değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramları da sorgulamamıza neden oluyor. Bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, bu tür promosyonların, bizim toplumda farklı grupları nasıl etkileyebileceğini gözlemleme fırsatım oldu. Sokakta, toplu taşımada, işyerinde karşımıza çıkan sahneler ve gözlemler, bu meseleye dair düşündüklerimi daha da netleştiriyor.
Bu yazıda, Trendyol Pası’nın ne olduğu kadar, bu uygulamanın toplumsal dinamikleri nasıl şekillendirdiği ve farklı gruplar üzerinde nasıl etkiler yarattığını ele alacağım.
Trendyol Pası ve Tüketim Kültürü
Trendyol, Türkiye’nin en büyük e-ticaret platformlarından biri ve her geçen gün daha fazla insana ulaşıyor. Trendyol Pası da, bu platformun sunduğu bir avantaj; kullanıcıların belirli bir tutar harcadıklarında, indirimler ve özel teklifler almasını sağlayan bir sistem. İlk bakışta sadece alışveriş yapanlar için bir fırsat gibi gözükse de, aslında bu durum çok daha derin bir etkiye sahip.
Toplumda pek çok insan, tüketim alışkanlıkları ile kendini tanımlar ve bunun bir kimlik haline gelmesi, bazı grupları daha avantajlı kılarken, bazılarını dışlayabiliyor. Mesela, İstanbul’un farklı semtlerinde, ekonomik durumları farklı olan insanları gözlemliyorum. Birçok kişi Trendyol Pası’na sahip olabilmek için alışveriş yapmayı gereksiz buluyor. Onlar için “Trendyol Pası nasıl kullanabilirim?” sorusu bir anlam ifade etmiyor. Çünkü, günlük yaşamlarında bu tür promosyonlar, bir tüketim alışkanlığından çok uzak. Onlar için geçim sıkıntısı, indirimlere erişimden çok daha büyük bir sorun.
Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ve Trendyol Pası
Bir de toplumsal cinsiyet meselesi var. Kadınların iş gücüne katılımı, ekonomik bağımsızlıkları ve gelir düzeyleri üzerine yapılan araştırmalar, kadınların erkeklere kıyasla daha az gelir elde ettiklerini gösteriyor. Bu gerçek, Trendyol gibi alışveriş platformlarında da kendini gösteriyor. Özellikle kadınların, evdeki çocuklarına veya ev işlerine daha fazla zaman ayırmak zorunda oldukları bir toplumda, bu tür indirimler ya da avantajlar daha çekici olabilir.
Birçok kadın, Trendyol Pası’nı sadece kendisi için değil, çocuklarına ya da evdeki diğer bireylere faydalı olabilecek ürünler almak için kullanma eğiliminde. Bu da demek oluyor ki, ekonomik zorlukları yaşayan, gelir düzeyleri düşük olan kadınlar, bu tür fırsatları daha fazla değerlendirme gereksinimi hissediyorlar. Ancak, bir sivil toplum çalışanı olarak gözlemlediğim kadarıyla, sosyal yardımlaşma sistemlerinin bu tür fırsatlar kadar etkin olmadığını söyleyebilirim. Yani, Trendyol Pası gibi uygulamalar, aslında toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermek yerine, bu eşitsizliği daha da derinleştirebiliyor. Çünkü her kadın, bu fırsatları değerlendirebilecek maddi güce sahip değil.
Sosyal Adalet ve Trendyol Pası
Sosyal adalet açısından bakıldığında, Trendyol Pası gibi kampanyaların daha geniş bir soruya işaret ettiğini düşünüyorum: Kim bu fırsatları gerçekten kullanabilir ve kimler dışlanır? İstanbul’un farklı mahallelerinden, farklı sosyoekonomik arka planlardan gelen insanlar bu soruya farklı cevaplar verebilir. Ekonomik olarak daha güçlü olanlar, elbette bu tür fırsatları daha verimli kullanabiliyorlar. Fakat daha düşük gelirli mahallelerde yaşayanlar için, böyle bir avantaj bile ulaşılmaz olabilir. Bir yandan sosyal adalet açısından eşit fırsatlar yaratmak adına bu tür kampanyaların anlamlı olduğunu kabul etsem de, diğer yandan daha geniş kapsamlı politikaların eksik olduğunu ve sadece pazarlama odaklı çözümlerle toplumda adaletin sağlanamayacağını gözlemliyorum.
Örneğin, çok yakın bir zamanda, bir arkadaşım Trendyol Pası hakkında şöyle demişti: “Ben hiç bu pası kullanamadım, çünkü alışveriş yapacak param yok. Ama arkadaşlarım, büyük alışverişler yapıp, bunu fırsata çeviriyor.” Yani, ekonomik zorluklar, indirimli alışveriş fırsatlarından yararlanmayı bile engelleyebiliyor. Böylece, Trendyol Pası gibi uygulamalar, zengin ile fakir arasındaki uçurumu daha da derinleştiriyor.
Çeşitlilik ve Erişilebilirlik: Trendyol Pası Farklı İnsanlar İçin Ne Anlama Geliyor?
Farklı toplumsal gruplar, Trendyol Pası gibi fırsatları farklı şekillerde algılayabilir. Örneğin, gençler için bu bir eğlence olabilirken, yaşlılar için alışveriş, sadece temel ihtiyaçları karşılamak için yapılması gereken bir zorunluluktur. Çeşitli yaş grupları ve toplumsal sınıflar, bu tür uygulamalara farklı açılardan yaklaşırlar. Özellikle gelir eşitsizliği, Trendyol Pası’nın toplumun her kesimine eşit şekilde hizmet etmiyor olmasına neden oluyor.
Bir de engelli bireylerin durumu var. Online alışveriş yapmak, engelli bireyler için bazen hayat kurtarıcı olabilirken, bu tür uygulamalarda erişilebilirlik konusunda hala eksiklikler var. Trendyol Pası gibi fırsatların herkes için eşit derecede ulaşılabilir olması, aslında daha kapsayıcı bir toplum için önemli bir adım olurdu.
Sonuç: Trendyol Pası ve Toplumun Çeşitli Yüzleri
Sonuçta, Trendyol Pası gibi uygulamalar, aslında toplumun farklı gruplarına, yaşadıkları ekonomik, sosyal ve kültürel durumlara göre farklı şekilde yansıyabilir. Tüketim kültürünün, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin ve sosyal adaletin yan yana olduğu bu alanda, bir yandan fırsatlar sunulurken, diğer yandan yeni eşitsizlikler yaratılıyor. Bu fırsatları gerçekten kimlerin kullanabileceği sorusu, toplumsal yapımızın ne kadar adil olduğunu sorgulatıyor. Bu bağlamda, sadece ticaretin değil, aynı zamanda toplumdaki eşitsizliklerin de daha kapsamlı bir şekilde ele alınması gerektiği aşikar.